18.1.09

Bir Kişiye ve Gazze'ye Dair

Kelimelerini deftere dökerken ürkek/ belli ki emin değil/ Bir başkasının fısıldadığı belli / Her seferinde boynunu büküyor/ kafanı sağa yatırıyorsun/ Fısıltıları duyabilmek senin işin/ kelimeleri herkes yazar/ Sen değil misin şiiri herkes yazar/ Fısıltıları duyuyorsun/ belli / öyle gözüküyor tam karşıdan/ Sonra bir takım inatlaşmalar/ Hangi sayfa yazmak için doğru/ Yahut “Bu sayfanın nesi var?” sıkıntısı sebepsiz yere/ Sildiğin, sildiğim fotoğraflarda yok olurken sanal dünyada/ Analog kullanmalı diyorum/ içimden/ Filmi nasıl siler insan?/ Ve birileri Gazze için “İnsanlık Nöbeti” tutarken/ Ben bir barda/ Ve de kör karanlıkta/ Nihat Genç’in “Kalbimi Filistin’e Gömün” yazısını okuyorum/ Biramı yudumluyorum/ Gözlerim doluyor/ Kelimeler fısıldanıyor/ Ve fakat duyamıyorum/ Hayli gürültülü bir şarkı var duyamıyorum/ Üşümüyorum sizler gibi/ Elin üşümüş mühim değil hiç/ Kaçınızın içi üşüyor / Gazze denilince?///

Hiç yorum yok: