18.8.08

Tek Tabanca

Bundan böyle tek tabancayım. Eskiden bir buçuk tabancaydım belki. Belki ilerde biri daha olur yanımda. Sarılabileceğim biri içten ve gerçekten sarılabileceğim. Hep yanımda durup adam edecek biri beni. Tek tabancayım, tek tabanca. Birileriyle dost olabilmek ne kadar zor olabilir ki? Ya huzursuz huysuzun biriyim ya da kimse anlamıyor günün birinde öleceğini. Karanlığıma laf etmeyin en güven veren renktir siyah. Siyah karanlıkta saklıdır. Güvendir, arkadaştır, dosttur karanlık. Siz, yalnız kalmayanlar, bilmezsiniz karanlığın gerçek tadını ve ellerinizde bıraktığı kaygan tadı. Kapalı bir kapıdır güven veren insana. Dört duvardır hatta mümkünse üç duvarda yeter bana. Üçgen bir oda. Yeter ki karanlık olsun ve serin. Biraz yemek verin bana ve okumak için birkaç bin kitap. Tek tabancayım, tek tabanca. Yalnızlık damarlarınıza işlemişse on sekiz yaşında ve üstünden üç yıl geçmişse karanlığın her an ölüm korkusu vardır akılda. Bu yüzdendir gerçek dost zor bulunur. Dost ile iş yapılmaz. Bir elin sesi kendi öz benliğindendir. İki elin sesi var sanır atasözleri. Bakınız ne kadar yalandır. Ya diğer el bizi bırakıp giderse? O vakit kaldık mı bir ele? Tek eli ile ses çıkarabilen insan arıyorum var mı dünyada? Yanımda duracak dünyaya ve beyinlere kazık çakabilecek insanlar arıyorum zerre kadar dünyada. Ve insanlar o kadar küçük ki bulmak bir mikro cerrahın işi. Yirmi bir yaşında, bunları tanık olmak ne acı. Ne kadar acı konuşacak tek bir arkadaşının olmaması. Salt “geyik” ten öteye gidemeyen beyinlerle uğraşmak ne acı. Evet, büyük bir ukalayım. Narsisizm damarlarımın her noktasında. Bunda benim suçum olmadığına eminim. Çünkü kimse öleceğinin farkında değil. Ya da neyle uğraşıyorum ki? Bu sövdüğüm insanlara bir şeyler bırakabilmek mi derdim? Niye hatırlanmak ister ki insan? Kalıcı olmanın önemi nerede? Sıradan olmak bu kadar mı kötü? Ukalalık mıdır naiflik midir insanı insan yapan? Yoksa sahte mütevazılıklerle vakit kaybetmek mi? Ukala adam tek tabancadır, tek tabanca ve bu tabanca bir gün gelir kendi beyninde patlar…

Hiç yorum yok: